İçeriğe geç

Gezi Günlüğü: Brugge

Hazır Brugge’u özlemişken bir “Gezi Günlüğü: Brugge” yazısı gelmeliydi bence. Bu yazıya Enes’in “Mine Brugge çok güzelmiş, gidelim mi?” demesine karşı “ee gidelim bari” ile yola çıkıp, bir şehre nasıl aşık döndüğüm ile ilgili yazı dersek daha doğru olur.

Gezi Günlüğü: Brugge - Blog by Mine Canan

Wikipediacılık yaparsam: Brugge, Belçika’nın Flandra’nın Batı Flandra ilinin başkenti. Orta Çağ’dan kalma mimarisi (II. Dünya Savaşı’nda zarar görmediği için bozulmadan korunmuş), çikolataları, danteli (diğer adıyla rahibe işi), kanalları ve Belçika birası ile ünlü turistik bir kent.

gezi-gunlugu-blog-brugge (18)

Öncelikle Brugge’a geliş şeklimizi ve neler yaşadığımızı yukarıdaki fotoğrafları açıklayarak başlayayım. 

Enes ile 22 Aralık 2015 akşamı Varşova’dan Brüksel’e uçtuk. Saat 23.00 sıralarında Brüksel’in kuş uçmaz kervan geçmez havalimanına indik. “Geceyi havalimanında uyuruz, ertesi gün de Brüksel’i gezeriz” diye planlamıştık -baktık ki havaalanı pek tekin yere benzemiyor ve her yer dolu, evet yere uzanıp yatmak bile imkansızdı- son dakika planı ile Brugge’a bu geceden geçmeye karar verdik ve gece 12:00 otobüsü ile kendimizi Brugge’a giderken bulduk. Gece 02:00′de Brugge’daydık. Sabaha kadar tren istasyonunda uyuruz diye düşünürken bu sefer Brugge şakasını bize yaptı; tren istasyonunun sabah 04:00′te açıldığını kapıda kalınca öğrendik. Hatta kapıdaki mikrofondan güvenliğe o kadar yalvarmamıza rağmen bizi ve yanımızdaki amcayla teyzeyi içeri almadılar.

Neyse, bizim için hava hoş tabii. Hadi şehri gezelim dedik. Gecenin 02:00’si… Tepemizde dolunay… Etrafta bir kişi bile yok… Sırtımızda çantalarımız şehri keşfetmeye başladık. Brugge o kadar güzel bir yer ki… Bu şehrin kesinlikle bir ruhu ve enerjisi var. Tam anlamıyla film setinde gibiydik. Orta çağdan kalmış ve o zamandan beri tek bir taşı bile ellenmemiş o yapıları abartmıyorum ağzım açık gezmeye başlamıştım. Evlerin pencereleri sizin hizanızda olduğu için pencerelerden içerisini çok net görebiliyorsunuz. Hatta bir evin yanından geçerken bir odanın içinde henüz uyumamış bir kız -belki de sınavına çalışıyordu- loş ışıkta masa başında bir şeylerle ilgileniyordu. O kareye o an beynim kısa bir film çekti bile…

 

Gezi Günlüğü: Brugge - Blog by Mine Canan

 

Elimizde internet olmadığı için olayları akışına bıraktık ve yürümeye devam ettik. Çok büyük bir yer olmadığı için de bir şekilde meydanını buluruz dedik. O saatte şehir resmen terk edilmiş gibiydi, sessiz konuşuyorduk, gündüz olduğunda şuraya buraya tekrar geliriz diye konuşurken bir anda sağanak yağmur yağmaya başladı. Bir yağmur bir şehre bu kadar mı yakışır? Neyse. Kaçıp altına saklanacağımız üstü kapalı bir yer aramaya başladık ama uzun bir süre bulamadık. Deyim yerindeyse donumuza kadar ıslanmanın eşiğindeyken sonunda -çarşı kısmına gelmiş olmalıyız galiba- bir dükkanın üstü kapalı kapısının önünde -üstteki fotoğraf- yer bulduk ve yağmurun geçmesini beklemeye başladık. Hem üşüyorduk, hem titriyorduk ama o an orada o kadar mutluyduk ki. Enes ile birbirimize hayatımızdan anılar anlatmaya başladık, bir yandan hayaller kuruyorduk, bir yandan buralara nasıl savrulduğumuzu konuşuyorduk. O an orada konuştuklarımız, paylaştıklarımız ile dostluğumuza dostluk kattık 😭 Canım Enes. 

 

Gezi Günlüğü: Brugge - Blog by Mine Canan

 

Yağmur azalıp, saat sabahın 04:00’ü olunca biraz uyumak için tren istasyonuna -üstteki fotoğraf-  geri döndük ve bir bankta sırt sırta verip uyumaya çalıştık. Sabah temizlikçi amcanın bankı altımdan çekmesi ile yere düşeyazmamla uyandım -.- Herkes bir anda birbirine bağırmaya başladı, o İngilizce bilmiyor, biz onun dilini… Haayyyddiii polis git, durumu turizme kadar çekip şikayet et derkensadffg Dedik keyfimizi bozmayalım ve şehri keşfetmeye başlayalım.

 

Gezi Günlüğü: Brugge - Blog by Mine Canan

 

Hava ilk aydınlandığı an tekrar şehir merkezine geldik ve ilk önümüze çıkan açık bir otele girip fazla eşyalarımızı burada bırakabilir miyiz diye başladık yalvarmaya. İşte “günü birlik geldik, yorgunuz, tren istasyonunda yattık, sadece çantalarımız dursa yeter” diye ikna etmeye çalışırken genç çalışan sadece gülümsedi ve “tabii ki de bırakabilirsiniz” dedi. O an mutluluktan çocuğa sarılmadığımız kalmıştıasdf Hemen çantaları bıraktık, yanımıza sadece lazım olanları aldıktan sonra kutsalımız olan interneti bedava barındıran Mc Donalds’a gidip hemen plan yapmaya başladık.

 

Gezi Günlüğü: Brugge - Blog by Mine Canan

 

Brugge’u tanımlamam gerekirse kesinlikle: masal gibi şehir, derim. Mimarisi, kanalları ve sürekli çalan çanlarıyla büyüleyici bir şehir. Her sokağı o kadar huzur veriyor ki… Şehrin orta çağdan bu yana korunan tek yeri burası olduğu için o 1000 yıllık tarihi iliklerinize kadar hissedebiliyorsunuz. UNESCO’nun koruması altında olmasının etkisi ile tüm tarihi yerler değişikliğe uğramadan günümüze kadar gelmiş.

 

Gezi Günlüğü: Brugge - Blog by Mine Canan

Gezi Günlüğü: Brugge - Blog by Mine Canan

 

Kapıların güzelliğine bakar mısınız? Hepsi Noel için süslenmişler 🔔 Şehirdeki tüm kapılar istinasız böyleydi.

 

Gezi Günlüğü: Brugge - Blog by Mine Canan

 

Brugge meydanını geniş açıyla çekmemiş olma rezilliğim? Ben de bu yüzden internetten yardım aldım. Görseli de Daily Mail’den indirdim. Kaynak ise burada. Önemli olan tüm yapıtların çoğu bu meydanda. Diğerlerine ulaşmak ise yürüyerek en fazla 10 dakika sürüyor.

 

Gezi Günlüğü: Brugge - Blog by Mine Canan

Gezi Günlüğü: Brugge - Blog by Mine Canan

Gezi Günlüğü: Brugge - Blog by Mine Canan

 

Muhteşem kanalları ve parkları… İnsan saatlerce izleyip dinlenebilir. Kışın gitmemize rağmen bütün yeşillikleri gördük, gezdik diyebilirim. 25 Aralık Noel olduğu için turistlerin yoğunluğu daha da hissedilir şekildeydi. Sokaklar oldukça canlı ve dükkanların süslemeleri çok özenliydi. İnsanların güler yüzlülüğünden ve mutluluklarından bahsetmeme gerek bile yok.

 

Gezi Günlüğü: Brugge - Blog by Mine Canan

Gezi Günlüğü: Brugge - Blog by Mine Canan

İnsan kaz olmak istiyor…

Gezi Günlüğü: Brugge - Blog by Mine Canan

 

Brugge; çikolatası, dantelleri ve birası ile ünlü bir şehir. Birçok bira fabrikası bulabilir, fabrikalara yapılan ücretsiz gezileri denk getirebilirsiniz. Kanal turu yapabilirsiniz. Çikolata hakkımızı Brüksel’de kullanacağımız için – ayrıntılar bu yazıdan sonra Brüksel yazısında olacak- burada çok harcama yapmadık. Zaten baya pahalı bir yer.

 

Gezi Günlüğü: Brugge - Blog by Mine Canan

 

Brugge’a kesinlikle tekrar geleceğim. Özellikle baharda ve resmi tatil olmayan bir döneme denk getirmek istiyorum. Boşuna kuzey Avrupa’nın Venedik’i dememişler; diğer bütün yerleri unutup buraya sevdiğiniz kişi ile gelin, bana teşekkür edeceksiniz 💕

 

Gezi Günlüğü: Brugge - Blog by Mine Canan

Gezi Günlüğü: Brugge - Blog by Mine Canan

 

Son olarak;

Brugge’u tüm gün gezdikten sonra akşamüstü trene bindik ve evinde kalacağımız gay çiftimiz ile buluşmak için yola çıktık. Kaldığımız ev Mechelen’deydi. Hikayenin devamı Brüksel ve Mechelen yazısında olacak. Brugge, seni seviyorum. By.

 

***

Diğer Gezi Günlüğü yazılarımı okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Okuduğunuz için teşekkürler!

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere,

 
 
Bu sitede yer alan görsel ve yazılı içerik yazarın izni olmadan kullanılamaz ve kaynak/link gösterilmeden paylaşılamaz.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir